Popüler İçerikler #samsung #apple #google #amd #Xiaomi #asus #huawei #Nvidia
Bilim | Semanur Aydos - 10 Ağustos 2026

Aynı Sıcaklık Farklı Yerlerde Neden Farklı Hissedilir?

Favori Kaynak Yap
Aynı Sıcaklık Farklı Yerlerde Neden Farklı Hissedilir?

Sıcaklığın ülkemizde oldukça hissedildiği zamanlarındayız. Özellikle İstanbul'da nem oranları yüksek seviyelere çıkmış durumda. Bazen nefes almakta bile güçlük yaşıyoruz, daralmalar geliyor insana. Perde hafif oynasa şuan mutlu oluyoruz.

Ülkemiz için durum böyle iken başka ülkelerin haberlerine baktığımızda misal geçen haftalarda Fransa'da 5 bin kişi sıcaklığa bağlı olarak öldü. Sıcaklık oranı ise 35-40 derece arası idi.

Bir tarafta sıcak öldürürken bir başka yerde ise sadece terleyip hayata devam etmek söz konusu. Peki sıcaklıklar ülkelere göre neden farklı hissedilir? Gelin birlikte bunu inceleyelim.

Sıcaklıklar Konuma Göre Neden Farklı Hissedilir?

Sıcaklık dediğimiz şey, nem ve rüzgarın vücudunuzun ısı kazanma hızını değiştirmesi nedeniyle farklı hissedilebilir veya ısı kaybettiğinde, vücudunuz ve beyniniz yaşadığınız yerdeki normal olana ve kültüre uyum sağlamaya başlar. Nem: Algılanan sıcaklığın ardındaki görünmez faktör olarak görev yapmakta.

Şu anda bizi en çok etkileyen görünmez faktörle başlayalım: Nem.

Nem, havadaki su buharı miktarıdır. Aynı sıcaklıklar bile çok farklı hissedilir. Hava sıcak ve nemli olduğunda, vücudumuzun soğutma sistemi esasen çöker.

İnsanlar terleme yoluyla vücut sıcaklıklarını düzenlerler. Burada nem cildinizden buharlaşır ve ısıyı uzaklaştırır. Ancak hava zaten sıcak olduğunda... Su buharıyla doymuş olan terin gidecek yeri yok. Ciltte kalması dışında.

Bu durum, vücudumuzun yapış yapış olmasına ve termometrenin gösterdiğinden çok daha sıcak hissetmemize neden olur.

Parantez bir konu açmak istiyorum geçenlerde okudum ya da bir yerde izlemiştim. Hatırladığım kadarıyla aktarmaya çalışacağım.

Paris'te Korkunç Ölümlerin Sebebi

Fransa'daki bu son sıcak dalgasında 5.000'den fazla kişi hayatını kaybetti. Buna benzer olay 2003 yılında yaşanmıştı ve 15 bin kişi yaşamını yitirmişti.

Bu sıcaklar ve fransadaki ölümlere dikkatli bakıldığı zaman hem mimari yapının hemde oradaki alt üst sistemin etkisini görebiliyorsunuz. Ölen kişiler tespit edildiğinde genelde o Paris'in dışarıdan estetik görünümlü çatı altı odalarında çoğunlukta olduğu tespit edilmiş.

Peki Paris'in o estetik çatı altı odaları nasıl birer ölüm tuzağına dönüşebilir derseniz 19. yüzyıl Paris'ine göz atmamız gerek.

Baron Housem şehri yeniden tasarlarken zengin ailelerin lüks dairelerinde çalışan hizmetçiler için binaların en üstkatlarına 7-8 metrekare civarında odalar tasarlamış. Bunlar Shambe Debon yani hizmetçi odaları. Bu odalar zenginlerin kaldığı alt katlardan dar servis merdivenleriyle ayrılıyor. Günümüze geldiğimizde ise o odalarda kalanlar hizmetçiler olmasa da yine toplumun en ihtiyaçlı kesimi yani öğrenciler, düşük gelirli emekliler ve yalnız yaşayanlar kalıyor.

ayni-sicaklik-farkli-yerlerde-neden-farkli-hissedilir-1.webpAsıl o ölümcül felaket ise sıcak dalgası şehre çöktüğünde başlıyor. Çünkü bu odalar yazın adeta fırına dönüşecek şekilde tasarlanmışlar. Paris çatılarının %80'i çinko ile kaplı. Çinko ısıyı emiyor ve adeta dev bir radyatör gibi içeriye yayıyor. Fizik kuralı gereği bina içinde yükselen sıcak havada tam olarak bu çatı odalarına hapsoluyor. Yalıtım yok. Küçücük pencereler yüzünden hava akımı imkansız derecede.

Gece dışarısı soğusa bile oda sıcaklığı dışarıdan 10 ila 15 derece daha sıcak kalmaya devam ediyor. Paris'in tarihi dokusunu koruma yasaları gereği de bu binalara gerek dışarıdan gerek içeriden müdahale yasak. Klima takmak farklı önlemler almak söz konusu bile değil.

ayni-sicaklik-farkli-yerlerde-neden-farkli-hissedilir.webp Bu hiçbir şekilde soğutulamayan odalarda dar gelirli insanlar canlı canlı ölüyorlar. Bende ilk başlarda şaşırmıştım ve insan sıcaktan nasıl ölür gibi gözle olaya bakmıştım ancak işin arka planında birçok etken barınıyormuş. Kısaca ölümler sadece sıcaktan değil sınıfsal tercihlerden ve estetik mimarinin bozulmak istenmemesinden de kaynaklanıyormuş.

Neyse konumuza geri döneyim.

Rüzgarın soğuk etkisi: Rüzgar Vücut Isımızı Nasıl Etkiler?

Nem görünmez bir termostat ise, rüzgar da doğal bir ısı hırsızı.

Rüzgara baktığımızda aslında sıcaklığı değiştirme gibi bir özelliği yoktur ancak hissedilen sıcaklığı kesinlikle değiştirir. Vücudumuz doğal olarak cildimizin etrafında ince bir sıcak hava tabakası oluşturur; bunu kişisel görünmez kalkanımız gibi düşünebilirsiniz.

Rüzgar bu koruyucu tabakayı alıp götürerek cildinizi doğrudan soğuk havaya maruz bırakır. Rüzgar ne kadar hızlı eserse, vücudunuz o kadar çabuk ısı kaybeder. Meteorologlar buna rüzgar soğukluğu diyor.

Bu, gerçek hava sıcaklığı ve rüzgar hızını birleştirerek algılanan sıcaklığı ölçer. Ama mevsimi tersine çevirirsek, aynı rüzgar sıcak bir günde en iyi dostumuza dönüşür. Rüzgar cildinizin yanındaki sıcak havayı değiştirerek ve terin buharlaşmasını hızlandırarak soğuma sürecini hızlandırır.

Başka bir sebep iklimlendirme: Vücudumuzun yerel iklime nasıl uyum sağladığı yaşadığımız yere bağlı olarak değişkendir. Bilim insanları buna iklimlendirme diyor. Sürekli soğuk iklimlerde yaşayan insanların kan dolaşımı daha iyi gelişmiştir. Mesela uzuvlarda daha fazla kasılma, daha etkili titreme tepkileri ve hatta metabolik değişiklikler meydana gelebilir bunlar daha fazla iç ısı üretmek içindir.

Tropikal bölgelerde yaşayan insanların ciltlerine kan akışının arttığı ve bunun da iyileşmeyi kolaylaştırdığı görülmektedir.

Eğer tüm hayatınızı Antalya'da geçirdiyseniz, vücudunuz henüz soğuk havaya karşı, dışarıdan birinin geliştirdiği gibi bir donanıma sahip değil demek oluyor.

Konforlu bir ortam, hem iklime uyum sağlama hem de yaşam tarzı seçimleriyle şekillenir. Bazı ülkelerde iç mekanlarda yıl boyunca sabit 20-22°C sıcaklık korunmaktadır. Kimileri ise mevsimlere uyum sağlayarak, daha sıcak yazları ve daha soğuk kışları evlerinin içinde geçirmeyi kabullenirler.

Evde yaşayan yahut ofiste çalışan insanlar, bu farklı kültürlerden insanlar bir araya geldiğinde, aynı sıcaklığı tamamen farklı şekillerde deneyimliyorlar.

Bir kişi için son derece rahat gelen bir şey, bir başkası için boğucu veya dondurucu olabilir. Mesela evde birinin mutlaka bu sıcaklıklara rağmen battaniyesiz, örtüsüz yatamaması, rüzgardan etkilenmeleri örnek verilebilir.

Giyim kuşamımız kıyafet seçimlerimizde önemli faktörlerdendir. Nem emici kumaşlar nemi uzaklaştırır. Terlemeyi azaltan küçük kanallar sayesinde ter, sıcak havalarda terlemeyi azaltmaya yardımcı olur. Ancak soğuk havalarda, aşırı nem emme, yeterli vücut ısısı üretmiyorsanız üşümenize neden olabilir.

Bir hafta boyunca 32 derece sıcaklıkta kalınca, birdenbire 21 dereceye maruz kalmanız size oldukça soğuk gelmeye başlar. Bir ay süren dondurucu kıştan sonra, baharın ilk 10 derecelik günü adeta cennet gibi gelir.

Bu saydığım sebepler ile sıcaklıklar derece olarak aynı görünsede aynı hissedilmemesinin birçok faktörü olduğunu görmüş olduk. :)

Yorumlar (0)

Ziyaretçi olarak yorum yapabilirsiniz. İsminizin görünmesi için ya da .

  • Henüz yorum yok.

Sıradaki Haber

Türk bilim insanı, Claude Fable 5 ile 87 yıllık bir matematik problemini çözdü

Aşağı kaydırınca otomatik geçiş yapılır.