reklam
PC HocasıHaberlerDJI’ın Başarısının Sırrı ve Kuruluş Hikayesi

DJI’ın Başarısının Sırrı ve Kuruluş Hikayesi

Dronlarla alakalı hepimizin az çok bilgisi vardır. Son dönemlerde dronlar, eğlence sektörünün dışına çıkarak güncel olarak hayatımızı etkileyen COVID-19 salgını ve Avustralya’daki orman yangınları ile mücadele kapsamında kullanılarak insan gücü dışında bizlere birçok alanda katkı sağladı. Son dönemde bu tür alanlarda kullanılan dronlar, ilerleyen dönemlerde global olarak hayatın diğer alanlarında da aktif bir şekilde kullanılacak gibi görünüyor. Çoğumuzun bildiği, dünyanın önde gelen dron teknoloji şirketi olan DJI‘ın da, dron üretimi ve geliştirme açısından birçok farklı başarı hikayesi bulunmakta.

DJI ne zaman ve nasıl kuruldu?

DJI, 2006 yılında o sıralar öğrenci olan Frank Wang tarafından okuduğu üniversitenin yurt odasında kuruluyor. O günden sonra DJI CEO’su olan Frank Wang 2015 yılında Forbes Dergisi’ne verdiği bir röportajda şunları söylemiştir;

DJI’ı kurarken pazarın büyüklüğünün farkında değildim. Amacım yalnızca yeni bir ürün üretmek ve 10-20 kişiye iş imkanı sağlamaktı. Şimdi kocaman bir takımız.

 İHA (İnsansız Hava Araçları)’lar o yıllarda hem boyut olarak şu anki dronlara kıyasla daha büyüktü hem de kullanılabilirlik açısından son kullanıcıya hitap edemiyordu. Hatta o yıllarda bir İHA’yı havada sabit tutabilmek için özel bir yeteneğe ve pratiğe sahip olmak gerekiyordu (şu an ise tamamen yazılım ile bu hallolabiliyor 🙂 ). DJI, bu sorunu çözmek adına “DJI XP Uçuş Kontrol Cihazı”nı üretti. Üretmiş oldukları cihaz sayesinde uçuş etkinlik ve güvenlik performansında azımsanamayacak kadar performans artışı sağlandı. 2008 yılında Frank Wang’ın ekibine dahil olan Peter Tao‘nun sözleri ise şu şekildedir;

Pazardaki en büyük eksik dron kullanmayı bilmeyen meraklılara hitap eden ürünlerdi. Kolay kullanımlı İHA’ları üretmek fikrimiz böyle başladı.

DJI dronlarının ve dron teknolojilerinin gelişimi

O yıllarda İHA’lar donanım, yazılım ve tasarım bakımından canlıların yakınında uçurulması oldukça tehlike arz ediyordu. DJI, bu durum karşısında daha hafif ve uzun uçuş kapasiteli bir İHA tasarlamak için ilk adımları atmaya başladı. Yıllar süren çalışmaların sonucunda 2012 yılında son kullanıcının kullanabileceği basitlikte ve kolaylıkta olan ilk dron “Phantom 1” modeli duyuruldu.

Boyutu önceki İHA’lara nazaran daha kompakt ve daha aerodinamik bir tasarıma sahip olan Phantom 1’in kullanım kolaylığı ve erişilebilir olması son tüketiciler için yepyeni bir dron pazarının kapısını araladı. DJI ekibi, o yıllarda uçuş sistemlerine entegre edilemeyen kamera sorununu çözüme kavuşturmak adına profesyonel kamera sabitleyicisi olan Zenmuse motorlu gimbalı geliştirdi.

90 TL'den ucuz oyunlar kampanyası PlayStation Store'da devam ediyor!

DJI AR-GE ekibi Phantom serisinin ikinci üyesi olan “Phantom 2 Vision +”‘ı, DJI’ın Zenmuse motorlu gimbal teknolojisini kullanan ilk gimbal kamerasıyla birlikte son kullanıcılara tanıttı. Böylelikle kullanıcılar üç eksenli sabitleme ve kamera kontrolcüsü sayesinde havadan profesyonel çekimler yapabilmenin yanında DJI mobil uygulaması olan “Vision” ile tüm görüntüleri kontrolcü üzerinden canlı olarak izleyebilme imkanı da elde ettiler. Phantom serisi ile birlikte DJI ailesine “Mavic”, “Inspire”, “Matrice” ve “Agras” ve “Spark” modelleri de dahil oldu.

DJI’ın dron pazarına ne gibi etkisi oldu?

DJI Phantom serisinin dron pazarının öncülerinden olması ve pazarın kapılarını aralamasıyla birlikte, farklı sektörlerde dronların kullanım alanı arttı. Reklam çekimlerinden, film çekimlerine; düğün fotoğrafçılığından profesyonel dron müsabakalarına kadar pek çok sektörde dronların aktif bir şekilde kullanılmasının yanı sıra, hobi olarak dronlarla yakından ilgilenen kullanıcıların sayısı da artmaya başladı.

Havadan çekim için helikopter kiralamak yerine dronların kullanılması maliyeti çok düşürdüğü için hem de taşınılabilirlik konusunda kesinlikle çok avantajlı olduğu için son kullanıcıların odak noktası oldu. Amatör çekimlerden profesyonel çekimlere kadar sinema sektörüne yeni bir soluk geldi. DJI, 2015 yılında 3 adet versiyonu (Standart, Gelişmiş ve Profesyonel) olan “Phantom 3″ü tanıttı. Kullanıcılar; istek, ihtiyaç ve fiyat skalasına göre kendilerine uygun olan versiyonu rahatlıkla tercih edebiliyordu. Kullanıcılara Phantom 3 ile bu imkanı tanıyan DJI, dron pazarı ve endüstrisinde yerini sağlamlaştırdı.

Eğlence sektöründe olduğu kadar, gerektiği zamanlarda, ne yazık ki güncel olarak yaşadığımız COVID-19 salgını veya geçmiş zamanlarda yaşanılan Avustralya orman yangınında dronların bize epey faydası oldu. Gerek ilaç teslimatı, gerek ormandaki canlıların dronlar aracılığı ile termal kameralar ile daha rahat bulunması bu faydalardan sadece birkaçı. Elbet yeni teknolojilerle gelişen drone pazarı bize gelecekte ne gibi yenilikler getirecek hep birlikte göreceğiz.

Etiketler