Popüler İçerikler #samsung #apple #google #amd #Akıllı telefon #Xiaomi #asus #huawei
Bilim | Semanur Aydos - 23 Ağustos 2026

Dünyamızdan 23 Kat Daha Ağır 'Mega-Dünya' ile Tanışın

Favori Kaynak Yap
Dünyamızdan 23 Kat Daha Ağır 'Mega-Dünya' ile Tanışın

Evrende keşfe açık bizim bilemediğimiz milyarlarca gezegenler var. Bizler ise bunları kısıtlı imkanlarla bulmaya çalışıyoruz. Gökbilimciler de bu çalışmalar sırasında yeni bir keşif buldular. Kendisi dünyamızdan 23,5 kat daha kütleli bir 'Mega Dünya' olan GJ 523b.

Küçük Gibi Görünen Bir Dev GJ 523b

Bu yeni keşfedilen gezegen kendi yıldızının etrafındaki tam turunu yani bir yılını sadece 17,75 günde tamamlıyor. Bu gezegenin de 170 milyon yaşında olabileceği tahminler arasında. Güneş sisteminin yaşını 4.6 Milyar olarak biliyoruz onun yanında bu gezegen oldukça genç kalıyor.

Gezegeni farklı kılan şey boyutunun ve kütlesinin orantısızlığı. Dünyamızdan sadece 2,5 kat daha geniş ama kütlesi Dünyanın 3 katı! Bu devasa yoğunluk onun dev bir kaya ve metal yığınından oluştuğunu kanıtlıyor. Mesela bu gezegenin yüzeyinde durabilmek mümkün olsaydı -ki bu çok zor, kütle çekiminden dolayı adete ezilirdiniz- dünyadan da daha fazla ağır hissederdiniz.

GJ 523b Gezegeni Nasıl Bulundu?

Keşfi, NASA'nın meşhur ötegezegen avcısı TESS uydusunun verisi ile başlıyor. Bu TESS uydusu uzayda geçiş yöntemi taktiğini uyguluyor. Yıldızları takip eder ve bir gezegen yıldızın önünden geçerken ışıkta meydana gelen o mini izini sürer.

Ancak TESS sadece gezegenin çapını verir zor kısım kütleyi ölçmektir. Araştırmacılar kütleyi ölçmek için Arizona'daki devasa WIYN Teleskobu'nu yıldıza sabitlediler ve yıldızın hareketlerindeki en ufak değişimleri yakalayan özel cihazlar kullandılar. Devasa bir gezegen, kendi yıldızının etrafında dönerken ki çekim gücüyle yıldızı da hafifçe kendine doğru çekiştirir ve bu durum, yıldızın uzayda minik yalpalamalar yapmasına neden olur. Bilim insanları yıldızın bu görünmez çekiştirme altındaki sendelemelerini ölçümleyerek, gezegenin tam olarak ne kadar ağır olduğunu ve ne kadar yoğun bir yapıya sahip olduğunu ortaya çıkardılar.

Gezegenler, genç yıldızların etrafındaki gaz ve toz bulutlarından oluşurlar. Kaya ve metalden oluşan bir çekirdek büyümeye başlar ve eğer bu çekirdek 20 Dünya kütlesini aşarsa, inanılmaz bir çekim gücüne ulaşarak etrafındaki tüm hidrojen ve helyumu süpürge gibi çeker. Tıpkı bizim Jüpiter ve Satürn'ümüz gibi kalın gaz katmanlarına sahip bir gaz devine dönüşürler.

Fakat GJ 523b, 23,5 Dünya kütlesiyle bu sınırı çoktan aşmış olmasına rağmen dev bir gaz topu değil, devasa bir kaya parçası konumunda. Bunun sebebine baktığımızda şunlar ortaya çıkıyor:

Belki de bu gezegen büyük bir gaz devi olarak doğdu. Ancak yıldızına çok yakın olduğundan dolayı yıldızının yaymış olduğu şiddetli yıldız rüzgarları ve radyasyon, zamanla bu devasa gaz kılıfını uzayın derinliklerine üfleyip geriye sadece çıplak ve yoğun bir çekirdek bırakmış olabilir.

İkinci ve çok daha olası ihtimal ise devasa bir kozmik çarpışmaya işaret ediyor. Erken oluşum sürecinde, kütlesi oldukça büyük iki gezegenin korkunç bir hızla çarpıştığı düşünülüyor. Bu şiddetli kaza ise, gezegenlerin kayalık merkezlerini tek bir noktada eritip birleştirirken, sahip oldukları tüm gaz katmanlarının şiddetle uzay boşluğuna saçılmasına neden olmuş olabilir. Denildiği gibi bu iki varsayım bilim insanları tarafından henüz kanıtlanmış bir şey değil.

Gökbilimciler on yılı aşan bir süredir bu tarz kütlesi bulunan gezegenlere Mega- Dünya diyorlar. 10 Dünya kütlesine kadar olanlara ise Süper- Dünya ismi veriliyor. Bu çalışmada gördüğümüz gibi TESS ve daha yeni nesil teleskoplar sayesinde evrenin ne kadar büyük ve geniş olduğunu öğreniyoruz. Bilim insanlarının evren hakkında yaptığı bu çalışmalar oldukça merak uyandırıcı ve acaba başka yaşanılabilir Dünya var mı sorusunu da beraberinde getiriyor.

Yorumlar (0)

Ziyaretçi olarak yorum yapabilirsiniz. İsminizin görünmesi için ya da .

  • Henüz yorum yok.

Sıradaki Haber

160 yıl ömürlü yeni pil teknolojisi geliştirildi

Aşağı kaydırınca otomatik geçiş yapılır.