Çalışmanın temeli: Evren algoritmalarla modellenemez
Araştırmanın temel iddiası aslında şu evrenin algoritmik olmayan bir mantığa dayandığı. Bugün fiziğin geldiği noktada, klasik Newton mekaniği artık yeterli olmuyor Einstein’ın görelilik teorisi uzay ve zamanın göreli doğasını ortaya koydu, kuantum mekaniği ise atom altı parçacıkların davranışlarını olasılıksal olarak açıklıyor. Daha da ötesinde, kuantum kütleçekimi teorileri, uzay ve zamanın bile temel olmadığını ve bunların daha derin bir bilgi tabanından türediğini öne sürmekte. Araştırmacılar, bu bilgi tabanının bilgisayar simülasyonlarıyla tam olarak modellenemeyeceğini matematiksel olarak kanıtladılar. Gödel’in eksiklik teoremi ve Turing’in hesaplama teorileri gibi matematiksel araçlar kullanılarak, bazı gerçeklerin algoritmalarla ifade edilemeyeceği ve çözülemeyeceği gösterildi. Yani bu bir bilgisayar programı, evrenin tüm 'Gödelian doğrularını' çözemez demek. Bu yüzden evreni bir süper bilgisayarda simüle etmek kesinlikle mümkün değildir.
Simülasyon Hipotezinin Sınırları
Simülasyon hipotezi uzun süredir test edilemez bir fikir olarak kalmıştı. Felsefi ve popüler kültürel tartışmalar dışında, bilimsel bir dayanağı zaten yoktu. Çoğu insan da bunu zaten öylesine düşünmüştür bence.Bir bilgisayar oyunu tasarladığınızı düşün: Karakterler algoritmalarla hareket eder, dünya fizik kurallarına göre tepki verir. Her şey belirli bir mantık dizisine dayanır. Ama evrenin temel yapısı, bilgisayarın çözebileceği bir mantıkla açıklanamıyor. Orası bir soru işareti yani bilimsel olarak açıklanamaz bir nitelikte. Dr. Faizal, “Her simülasyon programlanmış kurallara dayanır. Ama evrenin temel düzeyi kuralların ötesinde bir mantığa sahip. Dolayısıyla evren bir simülasyon asla olamaz” diyor. Bizde böyle düşünmüştük zaten. Evrenin sınırlarını anlamak için matematik ve fiziğin birlikte çalışması gerektiği bir kez daha ortada.Bu çalışma, hipotezi matematiksel bir zemin üzerine taşıdı ve imkansız olduğunu gösterdi. Evrendeki temel düzey, algoritmik olmayan bir anlayışa dayandığı için bilgisayarlar veya algoritmalarla birebir kopyalanamaz.
'Evreni anlamak, belki de yalnızca kendimizi anlamaya giden en uzun yoldur.'Ayrıca, simülasyon hipotezine inanan insanlar da dünyada az değilmiş. Böyle düşünen insanlar için de bu, ciddi bir sınır çiziyor. Artık “Matrix” tarzı bir senaryo olasılıklı değil matematiksel olarak imkansız. Bu araştırma, Matrix ve benzeri popüler kültür fikirlerini artık bilimsel olarak imkansız hale getiriyor. Ama en önemlisi, evrenin temelinde algoritmik olmayan bir mantık olduğunu fark etmemizi sağlıyor. Bu da bilimin hala keşfedilmeyi bekleyen bir sır olduğunu gösteriyor. Belki de asla çözülemeyecek bir sınır. Bazen ister istemez insanın farklı bir sorgulama evresi olabiliyor özellikle mutsuz zamanlarında, bu anlarda acaba similasyonda mıyım, nasıl bir dünya burası vs demiş olabilirsiniz. Ancak çok da kendinizi kaptırmayın. Hemen hemen herkes bazen bu düşüncelere dalabiliyor. Artık kesin olarak dünyada olduğumuz ve oyunda olmadığımız kanıtlandı. Not: Matrix izlemeyi azaltalım. :)