Teknoloji ilerlemeye devam ederken gizlilik sorunları da farklı bir boyuta ulaşmaya başladı. Teknoloji oldukça hızlı ilerliyor bu hıza yasalar bile bazı noktalarda erişemiyor. Bir teknolojik ürün piyasaya sunulduğu zaman ve Gemini, ChatGPT ile de entegre olduysa kullanıcıların ilk odaklandığı şey tabiki hayatını nasıl kolaylaştıracağı oluyor.
Telefonlarımızı çıkarmadan müzik dinlememizi, yapay zekayı kullanmamızı ve arama yapmamızı sağlayan akıllı gözlükler de aslında bize teknolojik asistanlık vaadi sunuyorlar. Evet bu gözlükler bu amaçlarla ortaya çıktı ancak her şeyi amacına uygun kullanıyor muyuz bu soru işareti.
Geçtiğimiz 2025 yılında Meta’nın Ray-Ban işbirliği ile üretmiş olduğu bu akıllı gözlükler 7 Milyon adet satmayı başarmıştı. Bu 2023 ve 2024 yıllarına oranla büyük bir rakamdı. İşte, sokakta, kafede ya da metroda yanımızdan geçen insanların yüzündeki o klasik Ray-Ban'ların aslında kamera oldukları anlamak neredeyse imkansız bir şey.
Nerede Kaldı Gizlilik?
Git gide popülerliği artan bu gözlüklerin, amacı dışında kullanılma vakaları da artıyor. Sosyal medyada, çeşitli platformlarda gözlükler aracılığıyla çekilen insanların haberleri dolanmaya başlamış durumda.
Taciz barındıran videolar oldukça fazla, özellikle plajlarda kadınların habersiz şekilde çekilmesi, barlarda, sokaklarda insanların çekilerek sosyal medyaya konulması gibi vakalar dolaşıyor. Durum o kadar çoğalmış halde ki artık bunlar sıradan vakalardan sayılıyor.
Meta kendisini bu suçlamalardan 'Cihazın kayıt yaptığını belli eden bir LED ışığın olduğunu ve bunun da kapatılamayacağını' söyleyerek sıyrılıyor.
Meta'nın savunduğu bu ışık, teoride iyi olsa da pratikte oldukça kötü. Işıkların 15-20 dakika gibi bir zamanda tamamen iptal edildiğini duyunca şaşırmıştım. Karşınızdaki insanın size öylesine baktığını mı yoksa sizi sosyal medyasına koymak için kayıt yaptığını mı anlamak oldukça zor.
Habersiz kayıt alınması işin halihazırda en can sıkıcı kısmı olsa da, bu cihazlara yüz tanıma ve yapay zeka yetenekleri eklendiğinde tehlike bambaşka bir boyuta geçiyor. Yakın zamanda Harvard Üniversitesi'nden iki öğrencinin "I-XRAY" adını verdikleri bir projeyi duyurdu. Bu projede standart Meta Ray-Ban gözlüğü, PimEyes gibi tersine görsel arama motorları ve büyük dil modelleriyle (LLM) birleştirildi.
Ortaya çıkan sonuç ise daha kötü. Bu geliştirilmiş gözlük modeli ile yoldan geçen herhangi bir yabancının ismini telefonunu, mesleğini hatta ev adresini bile ekrana yansıtmayı başardılar. Öğrenciler bu projeyi nelerin yapılabileceğini göstermek için hazırladıklarını ve halka açmayacaklarını belirtseler de sonuç olarak bu gözlükler sokakta yürüyen her insanın veri tabanını toplamak üzerine kurulu.
Meta'nın sızdırılan belgelerinde 'NameTag' adı verilen yüz tanıma altyapısının test edildiği ve biyometrik veri toplamanın araştırıldığını gördük. Artık şirketlerin bizim üzerimizden toplamaya çalıştığı verilerin sınırnı kestirebilmek güç görünüyor.
Tanımadığımız insanların ismimizi, telefonumuzu, adresimizi bilmesini elbette istemeyiz bu bilgilerin ortalıkta olması aynı zamanda güvenliğimizi de ciddi oranda etkiler.
Bu mahremiyet ihlali sadece sokakla sınırlı kalmıyor. İş yerlerinde insanların yöneticisi tarafından kaydedilmesi de ayrı tepki konusunu oluşturdu. Çalışan hakları ve iş yeri güvenliği bu gözlükler karşısında savunmasız durumdalar. İngiltere bu mahremiyet ihlaline karşı belli kurumlara akıllı gözlük ile girilmesini yasaklamayı düşünüyor.
Bu gidişle Meta mahkemelerden bir türlü çıkamayacak gibi. Şuanda gözlüklerin popülerliği yeni yeni yayılmaya başladığı için tepkilerde yeni oluşmuş durumda. Evet yapay zekalar bir noktada iyi olsa da mahremiyet ihlali ve izinsiz veri toplamaları bakımından takip edilmeleri gereken konumdalar. Yakın zamanda artık ülkelerin bu yapay zeka ile entegre teknolojik cihazlara bir yasa getireceğini, getirmeleri gerektiğini düşünüyorum yoksa bu mahremiyet ihlalinin önü alınamaz bir noktaya gelir.