Birbirinin kopyası haline gelen tasarımlardan sıkıldığımız bir dönemde, katlanabilir akıllı telefonlar ortaya çıkmış ve cep telefonu sektörüne yenilik kazandırmıştı. Apple’ın daha yeni girmiş olduğu bu katlanabilir telefon sektöründe Samsung, Google, Huawei ve Xiaomi gibi devler her yıl sınırları zorlayan modeller çıkarmaya devam ediyor. Şuan için tüm pazarın yalnızca %2’sini oluştursa da katlanabilir telefonlara olan rağbet büyük bir hızla büyüyor.
Tüketicilerin ilgisi büyük olsa da cihazı almaya kalktığınızda uçuk rakamlar ödemek durumunda da kalıyorsunuz bu durumda akıllara şu soru geliyor: Bu cihazlar gerçekten bu fiyatları hak ediyor mu?
Eğer siz de bu konuda kararsızsanız, önce katlanabilir dünyanın tüm artılarına ve eksilerine yakından bakmanızı tavsiye ederim.
Katlanabilir Telefonlar Pahalı Bir Hevesten Mi İbaret?
Öncelikle neden bu kadar revaçtalar ve neden bu telefonlara ilgi yoğunlaştı ondan bahsedeyim.
'Vay Be' Etkisi
Akıllı telefon kullanıcılarının %59'unun bu cihazlara ilgi göstermesinin temel sebebi yenilik hissi. Telefonu ikiye katlamanın tatmini, kalabalık bir ortamda telefonu masaya koyduğunuz zaman sanki havalanmış uçuyorsunuz hissi.. Standart bir telefon da bu kadar etki elbette olmuyor bunu kabul etmek lazım.
Cepte Taşınabilen Bir Tablet
İçeriye doğru katlanan ekranlar açıldığında 8 inçe kadar bir çalışma alanına dönüşüyor. İnternette gezinmek, bir şeyler okumak veya video izlemek dışında bu geniş ekranlar fotoğraf düzenleme, uzun metinler yazma ve Excel çalışma imkanı sunarak cihazı birçok özellikle birlikte kullanabiliyorsunuz.

Çoklu Görevde Yeni Dönem
Üreticiler, arayüzlerini de bu ekranlar için özel olarak optimize ediyorlar. Aynı anda üç farklı uygulamayı açmak, sol ekrandaki bir fotoğrafı sağ ekrandaki e-postaya sürükleyip bırakmak artık oldukça kolay. Bu cihazlar, standart bir akıllı telefondansa mini bir bilgisayar gibi davranıyor.
Kendi Kendinin Tripodu
Ekranı 'L' şeklinde yarı açık bırakarak (Flex Mode) cihazı masaya koyduğunuzda telefon bir anda mini bir dizüstü bilgisayara veya kendi kendini tutan bir kameraya dönüşüyor. Görüntülü toplantılar, titremeyen yüksek çözünürlüklü özçekimler veya uzun pozlama fotoğraflar için ekstra bir aksesuara ihtiyacınız kalmıyor.
Katlanır Telefonların Dezevantajları
Her yeni teknolojinin bir bedeli var elbette. Çok yönlü yapılar, beraberinde cihazın ömrünü kısaltan ciddi dezavantajlar da beraberinde getiriyor.
Uçuk fiyatlar
ilk sıraya tartışmasız o uçuk fiyat etiketlerini koymamız gerekiyor. Bugün katlanabilir telefonların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel cihazların aşırı pahalı olması. Standart bir amiral gemisi akıllı telefon bile cüzdanları yeterince zorlarken, katlanabilir bir modele geçiş yapmak için genellikle 100 bini aşan meblağları gözden çıkarmanız gerekiyor. Bu cihazlar bu sebepten şuan için premium bir harcama konumunda.
Sınırlı Ömür ve Kırışıklık
Üreticiler her ne kadar bu cihazları yüz binlerce açma-kapama testine soktuklarını belirtse de, gerçek şu ki hiçbir katlanabilir mekanizma sonsuza kadar dayanacak değil. Sürekli katlanmanın oluşturduğu mekanik yorgunluk, cihazın ömrünü standart telefonlara göre ciddi şekilde kısaltıyor.
Zamanla ekranın ortasındaki katlanma izi daha da belirginleşiyor ve eski modellerde dokunmatik deneyimini bozacak seviyeye gelebiliyor. Fizik kuralları gereği kullanılan esnek plastik ve ultra ince cam katmanlar, tırnak darbesiyle bile çizilebilecek kadar hassas diyebiliriz.
Toz Korkusu ve Mekanik Yorgunluk
Menteşe sistemleri mühendislik harikası olsa da, hareketli parçalar her zaman risk oluşturmuştur. Her ne kadar artık sıvıya dayanıklı olsalar da, o menteşenin arasına kaçabilecek sert bir toz veya kum tanesi cihazın sonu olabiliyor.
Kamera ve Ağırlık Tavizleri
İki ekranı ve koca bir menteşeyi bir araya getirdiğiniz zaman cihaz ister istemez kalınlaşıyor ve ağırlaşıyor. Çoğu model 200 gramın üzerinde zaten ferketmişsinizdir. Üreticiler telefonu inceltmek için büyük kamera sensörlerinden feragat etmek durumunda kalıyorlar. Yani 2.000 dolar verdiğiniz bir katlanabilir telefonun kamerası, 1.000 dolarlık standart bir amiral gemisinin gerisinde de kalabiliyor.
Uygulama Uyumsuzlukları ve Korkunç Tamir Masrafları
Bazı uygulamalar kare formundaki iç ekrana hala tam uyum sağlayamıyor ve garip oranlarda açılıyor. Bir diğer sorun da tamir masrafları. iFixit tarafından 'onarılamaz' kategorisine sokulan bu cihazların iç ekranı veya menteşesi bozulduğu zaman onarım maliyetleri çok uçuk seviyelere çıkabiliyor.
Satın Almalı Mısınız?
Her şeyi değerlendirdiğimiz zaman cevap tamamen sizin kişisel tercihinize bağlı. Eğer bütçe sorununuz yoksa e-postalarla boğuşan, çoklu görevleri seven, yenilikçi donanımları deneyimlemekten keyif alan biriyseniz, katlanabilir telefonlar tam size göre olabilir.
Ancak telefonunu sık düşüren, tozlu ortamlara sık giden, kamera kalitesini her şeyin üstünde tutan veya 'Aldığım telefon uzun süre gitsin' diyerek uzun ömürlülük arayan bir kullanıcıysanız.. Katlanabilir telefonlar sizin için iyi bir seçenek olmayabilir.