Uzaydan gelen her sinyal, insanların aklına hemen "Evrende yalnız değil miyiz?" sorusunu getirebiliyor. Son günlerde yabancı basında 'Güneş sistemimizin ötesinden tuhaf bir radyo sinyali tespit edildi' başlıklarıyla atılan ve 1962 yılına dayandırılan o gizemli keşif, aslında uzaylılardan gelen şifreli bir mesaj değil, rahatlayabilirsiniz.
Ancak Harvard & Smithsonian Astrofizik Merkezi liderliğindeki uluslararası araştırma ekibinin ortaya çıkardığı bu bilimsel gerçek incelendiğinde, büyüleyici bir doğa olayına işaret ediyor.
Sinyalin 1962 yılında gönderildiği bilgisi, bazı fizik kurallarına dayanıyor. Sinyalin kaynağı olan gezegen, Dünya'dan tam 64 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Işık yılı bir zaman ölçüsü değil, elektromanyetik dalgaların uzay boşluğunda bir tam yılda kat ettiği mesafenin adı.
Bu uzak gezegende doğal yollarla oluşan radyo dalgalarının uzay boşluğunu aşarak Dünya'ya ulaşması ise tam 64 yıl sürüyor. Güney Afrika'daki yüksek hassasiyetli MeerKAT radyo teleskobu bu sinyalleri 2026 yılında yakaladığı için, dalgaların gezegenden tam 64 yıl önce, yani 1962 yılında yola çıktığı hesaplanıyor. Bir başka deyişle, teleskoplarımız şu anda devasa bir zaman makinesi gibi o gezegenin 1962 yılındaki halini gözlemliyor denedebilir.
Beta Pictoris b: Gizemli Sinyalin Gerçek Sahibi
Sinyalin ulaştığı adres, 2008 yılında keşfedilen 'Beta Pictoris b' adlı genç bir gaz gezegeni. Yüzey sıcaklığı yaklaşık 1.430 °C'yi bulan ve Jüpiter'in kütlesinin yaklaşık 12 katı büyüklüğündeki bu gök cismi, kendi ev sahibi yıldızının etrafındaki tam turunu 24 yılda tamamlıyor.
Bilim insanları, bu uzak yıldız sisteminden gelen radyo aktivitelerinin merkezdeki yıldızdan mı yoksa yörüngedeki gezegenden mi geldiğini kesinleştirmek için çalıştı. Bunun için milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki kuasarları (parlak gökadaları) uzayda sabit referans noktaları olarak kullandılar. Yapılan ölçümler sonucunda, sinyalin doğrudan Beta Pictoris b gezegeninden yayıldığı kesin olarak doğrulandı.
Dev Kutup Işıkları ve Radyo Patlamaları
Araştırmacılara göre MeerKAT teleskobunun algıladığı bu kısa ve tekrarlayan radyo patlamalarının asıl nedeni, gezegenin muazzam manyetik alanının oluşturduğu büyük auroralar, yani kutup ışıkları.
Beta Pictoris b, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü Dünya gibi 24 saatte değil, olağanüstü bir hızla yalnızca 8 ila 9 saat içinde tamamlıyor. Bu baş döndürücü dönüş hızı, gezegenin derinliklerinde çok güçlü elektrik akımları oluşmasına yol açıyor. Radyo dalgalarının yayıldığı bölgedeki manyetik alanın en az 1.250 gauss (1,25 kilogauss) seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Bu değer, Dünya'nın manyetik alanından binlerce kat daha güçlü hatta Jüpiter'in manyetik alanını bile gölgede bırakıyor. Yüklü parçacıklar bu güçlü manyetik alana hapsolup hızlandıkça, uzay boşluğuna radyo dalgaları formunda büyük enerjiler yayıyor.
Bu keşif, ilk defa Güneş Sistemi dışındaki bir gezegenin radyo emisyonunun doğrudan tespit edilmesi ve manyetik alanının ölçülebilmesi açısından astronomi dünyasında büyük bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Ortada dünya dışı zeki varlıkların gönderdiği bir mesaj olmasa da bu buluş bilim alanında büyük bir başarı kabul edildi.