PC HocasıHaberlerSizi 19 Yaşındaki Kağıt Toplayıcısı Muhammet İle Tanıştıralım

Sizi 19 Yaşındaki Kağıt Toplayıcısı Muhammet İle Tanıştıralım

 

Sokaklarda hiç kağıt toplayıcısı gördünüz mü ? Elbet görmüşsünüzdür. Peki hiç düşündünüz mü bunlar nasıl geçiniyor diye ? Olay aslında bir geçinme veya acındırma hikayesi değil. Olay tamamen 19 yaşındaki Muhammet‘in hayatını nasıl kazandığı, çalmadan, çırpmadan her gün Kızılay‘dan Ulus‘a üç kere yürüyüp gelerek para kazanmaya çalıştığının hikayesi. Aslında olay, Muhammet’in omzundaki yükün hikayesi..Nasıl mı ?, bir kaç dakika vaktini alacağım değerli hocam;

“Abbas Çalışmıyor, Çünkü o Diyaliz Hastası”

Size çok ufak bir örnek vermek istiyorum. Bu yazıyı okurken belki de kıçımızı kırıp televizyon başındayken telefonumuzdan görüyor, belki de keyfimiz yerinde her şeyimiz varken “bunlar ne diyor ki” kafası ile okumaya çalışıyoruz. Fakat şuanda dünyanın bir yerlerinde veya en yakınlarımızda birileri aşağıdaki zorlukları yaşayarak hayata tutunmaya çalışıyor. Hemde öyle bir tutunuyor ki, hepimize örnek olacak şekilde.

“Ölüyor muyum Doktor Bey?”

Muhammet‘in bizzat anlattıklarını sizlere aktarmadan önce şuna değinmek istiyorum; çok paranız olabilir veya çok iyi bir işiniz ya da çok zengin bir aileniz. Sırtınız yere gelmez elbette para olunca. Çünkü bu dünyanın düzeni para üzerine kurulu. Paran varsa kralsın, yoksa soytarı.. Bir de olaya şu pencereden bakın; çok paranız varken kafanızı yastığa koydunuz ve güzel bir uykuya daldınız. Gece ise birden uyanarak fenalaştığınızı hissettiniz. İlerleyen dakikalarda olay başka yerlere gidiyor ve daha da fenalaşıyordunuz. Hemen ambulansı çağırarak apar topar hastaneye kaldırıldınız. Ne oluyordu ? Çok parayı, çok keyfi ve o güzel popomuzu devirmeyi bir anda unutmuştuk değil mi ? Şuan sadece sağlık önemliydi. Doktor kontrollerini yaptı ve size acı haberi verdi “Mehmet Bey, çok geç kalınmış, amansız hastalığa yakalandınız.”cümlesini duyduktan sonra renginiz bir anda değişmeye başladı ve kaynar sular başınızdan döküldü. “Doktor bey yok mu bir çaresi ? en son teknoloji, para, pul, servet ne istersen ? yeter ki beni iyileştir.” artık iş işten geçmişti. Bunu neden anlattım peki ? Şu durumu her gün pek çok insan yaşıyor ve hayatını kaybedebiliyor. Yarın aynı durumun bizim başımıza gelmeyeceğinin garantisi yok ne yazık ki. O yüzden şu kısa hayatta şu insaları “insanlığımızı kullanarak” yardım etmeyi unutmayalım, hor görmeyelim.

Gelelim Muhammet’in hayatına;

Bu satırları yazarken emin olun tamamen içimden gelen insani duygular ile hareket ediyorum. 19 yaşındaki Muhammet kağıt toplayıcısı olarak her gün çöplerden atıkları alarak para kazanmaya çalışıyor. Yanında beş arkadaşı da var ki aynı evde iki göz odalı yerde kalıyorlar. Mevlüt arkadaşı inşaatta çalışıyor, Hüseyin hamallık yapıyor. Sidar ve Yunus ise ayakkabı boyayarak yaşamını devam ettiriyor. Ha bir de Abbas var, ancak o çalışamıyor çünkü diyaliz hastası..Abbas’a ise Muhammet ve arkadaşları bakıyor.

kagit-toplayicisi
On üç yaşından beri kağıt toplayan Muhammet şunları söylüyor;

Niğdeliyim, ilkokula başladığım yıllarda Ankara’ya gelmek zorunda kaldık. İlkokuldan sonra sadece ortaokulu okuyabildim ve hep taktir alarak geçtim sınıfları. Liseye yazdıramadı babam çünkü ertesi güne yiyecek ekmeğimizi bile bulamıyorduk. Sürekli sokağa saldı beni, çalışıp da işe yaramam için. O gün bugündür sürekli sokaklardayım. Çizgili, çizgisiz, kareli beyaz ve rengarenk kağıtlar, kartonlar topluyorum her gün.

“Aslan Oğlum”

Çalışmaya başladığım yıllarda babam bizi terk etti. Çok fazla kumar borcu vardı ve çekti gitti. Ben geçindirmeye başladım evi. Annem çok severdi beni “aslan oğlum” derdi sürekli, bazen de yanaklarımı okşardı. Babam çekip gideli tam dört ay olmuştu. Komşular bir adam bulmuşlar anneme “bak bu kumar oynamaz, namazında niyazında biri eşi de vefat etmiş. Üstelik iki kızı var.” Anneme de demiş “sen kabulümsün, çocukların da kabul, fakat Muhammet olmaz!” annem de şaşırmış doğal olarak. “Niye olmazmış Muhammet ? o da benim çocuğum” demiş. Adam da “iki kızım var; birisi on iki yaşında, diğeri on bir yaşında. Caiz değildir.” demiş. Ardından karar vermek kolay olmadı annem için. Oturttu beni karşısına bir gece ve şunları söyledi; “Bak Muhammet, seni asla bırakmayacağım, ama bir süre dayında kal oğlum.” dedi bana ve sarılıp ağladı, bende ağladım..

Ertesi hafta imam nikahı kıyıldı ve bende dayımlara geçtim. Hemen sonraki hafta ise adam annemi, kızlarını ve kardeşlerimi de alarak memleketi Kastamonu‘ya götürmüş. O zamanlar on üç yaşındaydım, bana kalacak bir yer ayarlamıştı dayım. Artık Ankara’da bir başıma kalmıştım.

Tam altı yıldır görmedim annemi ve kardeşlerimi. İzlerini de bulamayınca çok kez denedim Kastamonu’ya gitmeyi. Sonra da kendi kendime dedim “kovar beni o adam; göstermez ailemi” sonradan da anneme küstüm. “isteseydi bana ulaşırdı.” Çok özlüyorum kardeşlerimi; Hülya’yı, Havva’yı ve Hanife’yi. Domino oynardık onlarla birlikte, ben hiç kazanamazdım ve “çocuk onlar sevinsinler” deyip hep onları düşünürdüm. Ama bende çocuktum..

“Kağıt Toplarken İnsanları İzliyorum”

Bir başıma kaldıktan sonra kağıt toplayanları görerek onlardan yardım istedim ve ben de kağıt toplamaya başladım. Yürürken, kağıt toplarken ve sabahtan akşama kadar bitap düşene kadar çalışırken sürekli insanların yüzlerini izliyordum. Mesela; sevgililer geçiyor bazen önümden veya yanımdan. Erkekler beni görünce bir adım daha öteden geçiriyor kadınları. Yüzlerce çeşit insan o kadar sevgisiz bakıyor ki bana, öyle incitici, öyle hoyrat olabiliyor ki herkes..

Oysa ki ben de Metallica, Kafka, İbo ve pek çoğunu biliyor ve dinliyordum. Aldırmamaya çalıştım çoğu zaman ama nereye kadar ? Kitap okumayı çok severim. Olgunlar Sokak’taki seyyar kitapçıya uğrardım her zaman. Kitaplar alır okurdum. En son Milena‘ya Mektuplar’ı okudum mesela. Çok kitap okumama rağmen sorgulamam gereken çok fazla yazar, hikaye, roman ve şiir var ki anlatamam size..

Evet, adım Muhammet ve şimdi on dokuz yaşındayım. Beni nefretle bakarken göremeyebilirsiniz. Ayrıca hiç kabalaştığımı veya yaftalaştığımı da bilmem. Sürekli bir anlama ve öğrenme çabam var bunun bende özel bir yetenek olduğunu düşünüyorum. Ancak bizim de sınavımız bu şekildeymiş diyorum çoğu zaman ve isyan etmiyorum. Kendim ile ilgili o kadar çok projem var ki, bir mahkemeye başvurup adımı değiştirmeyi düşünüyorum mesela. Sonra kendime ait bir kütüphanem olacak. Atık kağıt topluyor olmam buna engel değil, işim gereği kokum pis gelebilir size ama en sevdiğim koku kitap kokusudur mesela..

Doğada ise bir başıma kalma projem de var. Artık çok yoruldum incilmekten, ikincileştirilmekten ve lanetlenmekten. Artık tabiat anaya sığınmak istiyorum ve kitaplarımı alıp otların içinde onlarla vakit geçirmek istiyorum. Size daha önce de bahsettim; Abbas’ın böbrek yetmezliği var. Ona biz bakıyoruz ve Abbas iyileşmeden tabiat anaya gitmeyeceğim. Çünkü ona sözüm var..

Evet, ben on dokuz yaşındayım, ismim Muhammet!

“Teşekkür Ederim”

Vakit ayırıp okuduğun için teşekkür ederim hocam. Ne yazık ki ülkemizde bunun gibi pek çok gerçek yaşam hikayesi var, yaşanıyor ve yaşanmaya da devam ediyor. Her ne kadar PC Hocası platformu olsak da, bu tür olaylara karşı çok hassasız. Daha önceden engelli Mustafa kardeşimize, minicik yüreği ile Slime yapan Gülnur Karakuzu‘ya yardım ettiğimiz gibi Muhammet’e de yardım edebiliriz. Sizden ricam bu gönderiyi arkadaşlarımız ile paylaşarak Muhammet’e destek olmak.

Yazar Hakkında

Taner AYDOS

Taner AYDOS

PChocasi.com.tr'nin kurucusu aynı zamanda hali hazırda yazmaya devam eden editörü. Boş vakitlerini teknolojik ürünler ile uğraşmaya harcadığı gibi, hem aktif çalışma yaşantısını hem de editörlük çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

16 Yorum

  • Acayip duygulandım yemin ediyorum gece gece Allah yardımcın olsun Muhammet kardeşim

  • Allah yardımcın olsun kardeşim .. İnşallah hayallerine yetişirsin .. Abbas kardeşimede Allah dan şifa diliyorum ..

  • Hocam Yardım Edebilir miyiz Bu Abimize Bir Şekilde Hiç Olmazsa Kütüphanesi İçin Bir İki Kitap Gönderelim

    • Biz iletişime geçtik eğer ulaşabilirsek Muhammet’e sizlere de bilgi vereceğiz inşallah..

  • Öne çıkan görseldeki arkadaş konuda bahsettiğiniz arkadaş değil. İnsanları kandırmayın.

    • Biz o arkadaş dedik mi peki yazıda herhangi bir yerde ? Siz burada yer alan mesajı anlamak istememişsiniz, görsel bahane..

    • Merhaba,

      Muhammet ile iletişime geçmek için biz de ilgililer ile görüştük henüz bir dönüş olmadı.. bekliyoruz..

  • Muhammet’e ulaşabildiniz mi? Kendisine yardımcı olmak istiyoruz. Acil olarak bilgi verirseniz sevinirim

      • Peki bu yazıyı hazırlayan kim? O Muhammet’i nasıl bulmuş? Gerçek bir öyküyse biz Muhammet’e yardımcı olmak istiyoruz

  • Yasadigim bolgedede cok goruyorum. Gidip konusmak istiyorum ama bayanim ve tek basima ister istemez cekiniyorum. Burasi umraniye . Sizinde gelip burdakirle konusmasinizi isterim bayim . Guzel gunler.

  • Yıl 2020…hergün Ulus Kızılay arası 5 kez yaya gidip gelen Muhammet buluna madı mı……. Ben de yardımcı olmak istiyorum… Lütfen böyle bir insanı bulup ona yardımcı olalım..
    Ulusta Kızılayda oturanlar.. Siz onu bulmafa yardımcı olabilirsiniz

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

Video