Bluetooth Hakkında Bilinen 5 Efsane

Ortaya çıktığı ilk günden bugüne teknolojik alanda önemli kolaylıklar sağlayan Bluetooth teknolojisi, ara vermeden gelişimine devam ediyor ve birçok alanda işlerimizi kolaylaştırıyor. Ancak yine de ortaya çıktığından beri Bluetooth hakkında çok sayıda efsane üretildi. Bu yazımızda bu efsanelere değiniyoruz.

1994 yılında Ericsson firması tarafından geliştirilen ve kısa mesafeli radyo dalgaları ile çalışarak cihazları kablosuz olarak birbirine bağlayan Bluetooth, bugün cep telefonlarından bilgisayarlara, saatlerden arabalara kadar birçok alanda kendine yer buluyor. Elbette Bluetooh'un ilk çıktığı günden bugüne kullanım tarzı ve işlevi, yıllar içerisinde gelişti ve değişti.

Ancak her yeni teknoloji beraberinde çeşitli yanlış söylentileri de getiriyor ve bu söylentilerin uzun süre aklanması pek mümkün olmuyor. Bugün, Bluetooth ile ilgili olarak yaygın bilinen 5 efsaneyi sizler için irdeliyoruz.

Bluetooth'u Açmak Bataryayı Daha Çabuk Bitirir

Üretilen ilk akıllı telefonlarda bu düşünce gerçekten doğruydu. Telefonu Bluetooth'u açık olarak kullanmak, pilin çok daha çabuk tükenmesine sebebiyet veriyordu. Bu durum, akıllı telefonlarda kullanılan ilk nesil Bluetooth çiplerinin eşleşmek için sürekli farklı Bluetooth cihazlarını aramasından kaynaklanıyordu. Ancak yeni nesil Bluetooth çip ve cihazlarında böyle bir durum söz konusu değil.

Bluetooth 4 ile birlikte LE adı verilen modüller, Bluetooth çiplerine entegre edilmeye başlandı. Bu modüller, önceki nesil çiplere göre daha farklı arama teknolojileri kullanıyor ve üstelik çok daha az güç tüketiyor. Ayrıca aynı çip, bağlantı esnasında bir aktarım söz konusu değilse yine güç tüketmiyor. Örneğin Bluetooth kulaklıklarınız, telefonunuza bağlı olsa da müzik dinlemiyorsanız, herhangi bir güç harcamıyorsunuz.

Öte yandan yeni nesil çipler, güç tüketimini muazzam seviyelerde düşürdüler. İlk nesil çipler 1W güç tüketiyorken, yeni nesil LE modüllü çipler, 0.01W ile 0.5W arası güç tüketiyor.

Bluetooth Radyasyon Yaydığı İçin Sağlığa Zararlıdır

Bu noktada güncel tüm kablosuz teknolojiler için herhangi bir fikir birliği bulunmuyor olsa da Bluetooth noktasında çok fazla şüpheniz olmamalı. 

Radyasyon dediğimiz şey, güç ile ilgilidir ve Bluetooth çipleri yaydıkları güç ile bu noktada en sağlıklı çiplerdir. Bluetooth Class 1 sınıfında olan bir çip, en fazla 100mW güç harcar ve bunu da sürekli yapmaz. Ki kullandığımız çoğu Bluetooth cihazı 1mW güç üretir. Bunu güncel 3G ve 4G ağlarıyla kıyaslarsak bu bağlantı teknolojileri 1000mW ile 2000mW arasında güç üretir.

Bu bağlamda her ne kadar tamamen güvenli olmasa da Bluetooth, diğer teknolojiler arasında en güvenli kablosuz teknolojidir. Bu yüzden Bluetooth kulaklıklarınızı kullanarak yapacağınız görüşmeler, telefonu kulağınıza dayayarak konuşmanızdan daha sağlıklıdır.

Bluetooth Sadece Küçük Odalarda Çalışır

Aslında evet, hepimizin deneyimi Bluetooth mesafesinin ufak bir oda kadar alanda çalışabilmesine dayanıyor. Ancak bu kapsama alanı, diğer etkenlerle birlikte (duvar, eşyalar vs) Bluetooth çipinin hangi sınıfa dahil olduğu ile de alakalıdır. Üç farklı sınıfa ayrılan Bluetooth çipleri bu noktada farklı menzil seviyeleri sunar.

  • Bluetooth Class 3: 10 metreden daha kısa mesafe
  • Bluetooth Class 2: yaklaşık 10 metre mesafe
  • Bluetooth Class 1: yaklaşık 100 metre mesafe

Bu sınıflandırmadan yola çıkarak, kapsama alanının nasıl fark yarattığını görebiliyoruz. Genel olarak kullandığımız akıllı telefonlar, akıllı saatler ve kulaklıklar, Class 2 ve 3 sınıfına dahilken, bilgisayarlarda ve hoparlörlerde Class 1 sınıfı kullanılır. Tabii ki bunlar teorik mesafelerdir, yani etrafı geniş bir alanda kapsama alanının arttığına şahit olabilirsiniz.

Cihazı Görünmez Yapmak Riskleri Ortadan Kaldırır

Her teknolojide olduğu gibi kötü amaçlı yazılımcılar ve hackerlar, Bluetooth bağlantılarını da baş hedef haline getirmiş durumdalar. Bluetooth saldırılarına karşı en yaygın bilinen korunma yöntemi ise, Bluetooth cihazını diğer cihazlara karşı gizli, yani görünmez kılmak. Aslında mantıklı gibi görünse de bu korunma yöntemi hiç başarılı değil.

Gizli moda alınan Bluetooth cihazlar, BDA yani aygıt adresini gizlediği için ulaşılamaz zannediliyor. Ancak birçok hacker için bu uygulamayı aşabilmek oldukça kolay. Aslında burada önemli olan, gizliliği aşmak değil, aştıktan sonra cihaza bağlanabilmek.

Bluetooth eşleştirmelerinde her cihaz genellikle dört haneli şifreler kullanır. Ancak son yıllarda hemen hemen her Bluetooth cihazının güvenlik şifresi 1234 ya da 0000 olduğu için, hackerlar cihazlara çok rahat bağlanabiliyor. Bu yüzden korunmak istiyorsanız, kendi şifrelerinizi belirlemeniz gerekiyor ya da kökten çözüm olarak Bluetooth'u kapatın.

Bluetooth Sinyalleri, WiFi Sinyallerinden Etkileniyor

Diğer tüm kablosuz bağlantılar gibi Bluetooth'da 2.4G bağlantı frekansını kullanıyor. Bu frekans değeri, WiFi ağından mikrodalga fırına kadar her cihazda kullanılan aynı frekans. Dolayısıyla çoğu kişi, Bluetooth sinyallerinin bu diğer sinyallere karışarak performans noktasında önemli kayıplara sebebiyet vereceğini düşünüyor. Ancak durum tam olarak öyle değil.

Bluetooth, 5. sürümü ile birlikte uyarlanabilir frekans atlaması teknolojisini kullanıyor. Bu teknolojinin çalışma mantığı ise şu şekilde.

2.4GHz frekans hızı, 2400MHz ile 2483MHz arasında gidip gelen bir frekans hızından oluşuyor. Bluetooth üzerindeki bu atlanabilir frekans sistemi de, bağlantıyı %50 olarak iki kanala bölüyor ve bu kanallar, bu frekans aralığındaki frekanslar arasında geçişler yapıyor. Böylelikle herhangi bir performans kaybı ya da sinyal düşüklüğü söz konusu olmuyor.

Özetle Bluetooth teknolojisi, günlük hayatımızı kolaylaştıran çok önemli bir bağlantı teknolojisi. Bu yüzden bu teknolojiyi kullanmamak için herhangi bir sebebiniz yok. Batarya ömrü noktasında sorunlar yaşıyorsanız, Bluetooth v5 sürümlü cihazlara yönelerek bu noktadaki sorunlarınızı en az indirebilirsiniz.

Yeni efsanelerde görüşmek üzere, hoşça kalın!

İlgili Etiketler